Bilim ve Teknoloji

Cep tehlikesi”nin panzehir etkisi!

Kasım 17th 2009 | Posted by Admin

Anti-radyasyon hocadan ”hayatta kalma” kılavuzu.

Evde, işte, alışverişe son yıllarda özellikle büyük şehirlerde hemen hepimizde ortak şikâyetler var! Halsizlik, sinir-stres, uykusuzluk ya da hep uyku hali, dinmeyen ağrılar, korku, endişe, panik, depresyon, vb. adı duyulmamış çeşit çeşit hastalıklar… Evet, uzayıp gidiyor! Ayrıca, artan kanser, alzheimer, erken ergenlik, kısırlık vb. hastalıklar! Peki, ama hayatımızı kolaylaştıran ve her gün gelişen teknoloji sözde vaat edildiği gibi rahat yaşamamızı sağlaması gerekiyorken, neden sıkıntılar ve sağlık sorunları artarak çoğalıyor?

Yoksa üzerimizde ölü toprağı mı var?

1995–2005 yılları arasında büyük bir medya kuruluşunda çalıştığım dönemde çevremdeki tüm arkadaşlardan hep aynı şikâyetleri duyardım! Üzerimizde ölü toprağı mı var? Çalıştığımız holding binasına girince hepimizin üzerine tonlarca yük binmiş gibi ağılık çökerdi. Binadan çıkınca biraz sersemlik yaşar daha sonra da evlerimize gidip duş aldıktan sonra kendimize gelebilirdik. Ertesi gün yine aynı hikâye! Peki, ama işimiz fiziksel olarak çok yorucu olmamasına rağmen bu ağırlık ve yorgunluğu neden yaşıyorduk? Ve neden hepimizde aynı şikâyetler vardı?

“Açık bir ofiste, yani büyük de olsa tek kapından girilen odada 40 adet bilgisayar, 5 adet televizyon, herkesin cebinde en az bir adet olmak üzere 40–60 adet cep telefonu bulunan bir ortamda ortalama 8–9 saat geçiriyorduk. Aynı katta ince duvarlarla bölünmüş 7–8 tane aynı odadan ve binanın hemen her katında aynı manzaran. Ayrıca, yürüdüğümüz ve oturduğumuz zeminin altından geçen onlarca kablo, canlı yayın stüdyoları, çatıdaki (iki ayrı operatöre ait) baz istasyonları da cabası!

İşin aslı hepimiz böyle “ofislerde” çalışmıyor muyuz?

Ben önce sağlık diyerek, işyerimi değiştirdim. Fakat reklâmların ardındaki gizli gerçekler ve parlak ekranların ardındaki karanlıklardan yola çıkarak, sağlıklı ve doğal bir yaşam için araştırmalarıma devam ediyorum.

Geçtiğimiz hafta elime aldığım “Cep Tehlikesi”ni okuyunca bir kez daha anladım ki o binadan sağ çıktığıma ve halen ayakta olduğuma binlerce kez şükretmeliyim… Neden mi?

Nedenini “cep tehlikesi” özetliyor! Kitap, günlük hayatımızda acilen öğrenmemiz gerekenleri bize öğretiyor. Bu bilgilere ekmek ve su kadar ihtiyacımız olduğunu her sayfayı çevirdikçe daha iyi anlıyoruz!

“Cep tehlikesi”nin panzehir etkisi!

“Cep Tehlikesi” adından da anlaşılacağı gibi cep telefonunun sebep olduğu sorunları dünyadaki son araştırmalarla ortaya koyuyor. Prof. Dr. Selim Şeker, milyarlarca Euro harcanarak yapılan bilimsel araştırmaları ilk defa kamuoyu ile bu kitapta paylaşıyor! Türkiye’de herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap. Kitapta sadece cep telefonları değil, risk teşkil eden tüm elektrikli aletler ve çevremizi saran “eletromanyetik dalgalar” ele alınıyor. Hayatımızın vazgeçilmezi teknoloji harikası ürünlerin zararları konusunda merak edilen sorulara somut cevaplar verirken, aynı zamanda “eletromanyetik radyasyon”un zararlı etkilerinden korunmak için ne yapmamız gerektiği konusunda bilinçlendirerek bize yol gösteriyor.

“Cep Tehlikesi”ni aslında günümüz hayatında etrafımızı saran “elektromanyetik dalgalar”a karşı bir “panzehir” olarak düşüne biliriz. Çünkü okumaya başlar başlamaz panzehir etki göstermeye başlıyor!

Kitabın birinci bölümünde Onkolog Devra Davis’in de dediği gibi, “Beyninizle Rus ruleti oynamak istemiyorsanız uyarıları dikkate alın”.

Boğaziçi Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim Şeker, iyibilgi ve iyilikgüzellik okurlarına “Cep Tehlikesi”ni neden yazdığını, çevre ve insan hayatı için önemini, teknoloji dünyasının satış ve reklâmlardaki aldatmacalarını, kendimizi nasıl koruyacağımızı ve ‘çekim gücü’nün gerçek yüzünü anlattı.

Leave a Reply:

You must be logged in to post a comment.