Sohbet Et

Şifreniz yoksa boş bırakınız
GENEL ODALAR




ŞEHİR ODALARI



  
İLİŞKİ ODALARI




OYUN ODALARI




İlginç Haberler

Tecavüzcü ata tarla sürme cezası!

Temmuz 26th 2010 | Posted by Admin

Sabah saatlerinde gelen tesisin sahibi 33 yaşındaki Mustafa Akın, gördüğü manzara karşısında şoke oldu.

İzmir’in Balçova ilçesinde İnciraltı Atlı Spor Tesisleri’nin çitlerini yıkarak, aralarında yarışlarda koşan şampiyon İngiliz atı Dinyeper’in yavrusu Happy Girl’ün de bulunduğu 5 kısrak ve bir eşekle çiftleşen başıboş aygır, sahibi çıkmayınca tesis sahibi Mustafa Akın tarafından tarla sürme ile cezalandırıldı. İlginç olay, İnciraltı semtinde, geçen nisan ayında İnciraltı Atlı Spor Tesisleri’nde meydana geldi.

Mustafa Akın, durumu polise bildirdi ama başıboş atın sahibi çıkmadı. Tesisin sahibi Mustafa Akın, ‘Dünyamı karartı’ dediği aygırı komşu tarla sahibi Coşkun Azıl’a bir yıllığına ücretsiz vererek, pulluğa koşup tarlayı sürmekle cezalandırdı.

Kısrakları gebe bırakan aygır her gün kızgın güneşin altında tarlada çift sürerek cezasını çekmeye başladı. Mustafa Akın ‘Tecavüzcü Coşkun’ adını taktığı çapkın aygırın çifleştiği 5 kısrak ve bir eşekten sadece Duman, Çilek ve Şiva isimli cins 3 kısrağın gebe kaldığını belirterek, “Coşkun’un sahibini bulduk. Resmi evrakları olmadığı için sahibi Coşkun’u kabul etmedi. Bizde Coşkun’u alıp bu yaptığına karşılık olarak karşı tarladaki komşumuza verdik. Coşkun şimdi çift sürüyor.

Tecavüze uğrayan kısraklarımın bir süre sonra yavruları olacak. Aygırın verdiği zarar cezasız kalmamalıydı. Ben de ona ceza olarak bir yıl komşu tarlada çifte koşulma cezası verdim. Çapkın aygırın sahibinin bölgedeki bir başka at çiftliğinden olduğunu biliyorum ama kayıtlı olmadığı için birşey yapamadım. Olaydan sonra depresyona giren eşeği ise başka çiftliğe gönderdim. 3 aydır eşeği de ahırdan çıkaramıyoruz. Depresyona girdi” dedi.

Spor

Guti Veda Etti

Temmuz 26th 2010 | Posted by Admin

Beşiktaş’a transfer olması beklenen ”Guti” lakaplı Jose Maria Gutierrez Hernandez, 15 yıl formasını giydiği Real Madrid’e veda etti.

Santiago Bernabeu Stadı’nda düzenlenen basın toplantısına, Real Madrid Kulübü Spor Direktörü Jorge Valdano ile birlikte katılan Guti, Beşiktaş’a gideceğiyle ilgili ”Henüz netleşmiş birşey olmadığını” söyleyerek, resmi açıklamayı Beşiktaş Kulübü’ne bıraktı.

İspanyol gazeteciler, birçok kez Guti’ye ”Beşiktaş’ta şans dilerken”, İspanyol futbolcu da ”Futbol oynamaya devam etmek istediğini” kaydetti.

”Real Madrid büyük bir kulüp ama Beşiktaş’ta da senden çok beklentiler var. Hazır mısın” şeklindeki bir soruya Guti, ”Real Madrid’te geçen 14 yılım da kolay değildi, hep kupa kazanmak için oynadım. Başka bir takımda daha zor olacağını düşünmüyorum. Ben nereye gidersem gideyim, en iyisini vermeye çalışacağım. Beşiktaş’ın teklifi çok iyi ve benim her şeyi düşünerek karar vermem gerekiyor” cevabını verdi.

Guti, ”Bu zamana kadar Galatasaray veya Rijkaard ile görüşüp, görüşmediğiyle” ilgili olarak da ”Hayır. Görüşmedim” dedi.

Real Madrid’de geçmişte çalıştığı Bernard Schuster ile Beşiktaş’ta tekrardan karşılaşacak Guti, ”Bernard, bana burada çok güven verdi, bakalım şimdi ne olacak” şeklinde konuştu.

İspanyol futbolcu ayrıca, Real Madrid’e veda ederken şöyle konuştu:

”9 yaşımdam beri bu kulüpteyim. Herkes biliyor ki, bu kulüp bana çok şey verdi. Real Madrid’de uzun yılar forma giymekten çok gururluyum. Umarım özlenen biri olurum. Çünkü bu iyi işler yaptığımın bir göstergesi olur. Ben ve çocuklarım, Real Madrid’in aboneleri ve böyle olmaya devam edeceğiz. Ben her zaman Real Madridli olacağım. Madridlilerin beni sevdiğini bilerek gidiyorum. Herkese teşekkürler.”

-VALDANO: ”GUTİ İLE ÇOK KOLAY ANLAŞTIK”-

Real Madrid Kulübü Spor Direktörü Jorge Valdano, ”Guti en iyi yıllarını Real Madrid’e verdi. Onun gibi bir futbolcuya sahip olmak bizim için ayrılacak oldu. Çok kolay bir şekilde anlaştık, dostane bir anlaşma oldu” diye konuştu.

Valdano Guti’nin artık özgür bir oyuncu olduğuna dikkati çekerek, ”Guti artık serbest, geleceğine özgürce karar verebilir. Ne olursa olsun kulüp ve taraftar her zaman onun yanında olacaktır” dedi.

İsim vermeden ”Guti başka bir ülkede futbol hayatına devam edecek” diyen Valdano, ”Guti çok özel bir futbolcu. Her zaman onu güler yüzle hatırlayacağız. Topa her dokunuşunda bizi şaşırttı. Kulübe çok büyük başarılar verdi. Her şey için teşekkürler” açıklamasında bulundu.

Öte yandan Guti, 15 yıl formasını giydiği Real Madrid ile 5 lig, 3 Avrupa Şampiyonlar Ligi, 2 Kıtalararası Kupa, 1 Avrupa Süper Kupası, 4 İspanya Süper Kupası kazandı. Real Madrid Kulübü, eski futbolcusuna bir jest yaparak, onun döneminde kazanılan söz konusu kupaları basın toplantısında sergiledi. Kulüp ayrıca, futbolcunun Real Madrid formayısıyla oynadığı maçlardan hazırladığı bir video gösterimi sundu.

33 yaşındaki orta saha oyuncusu, Real Madrid ile oynadığı 541 maçta, toplam 77 gol atarken, en iyi sezonu olarak gösterilen 2000-2001′de ligde 32 maçta, 14 gol, Avrupa Şampiyonlar Ligi’nde de 12 maçta, 4 gol atmıştı.

Bilim ve Teknoloji

35 dolara dizüstü bilgisayar?

Temmuz 26th 2010 | Posted by Admin

Dokunmatik dizüstü çok ufak bir ücret karşılığında geliyor.

Hindistan Hükümeti’nin yaptığı açıklamaya göre 2011 yılında öğrencilere 30 dolar karşılığında dokunmatik ekrana sahip dizüstü bilgisayar verilecek.

Hindistan İnsan Kaynakları Gelişimi Başkanı Kapil Sibal, projenin gelişim aşamasının tamamlandığını, şu anda küresel bazda üreticilerle görüşme halinde olduklarını belirtti.

Bir konferansta konuşan Sibal, anakart, işlemci, bağlanabilirlik, bellek ve ekran gibi temel komponentlerin tamamının 35 dolar gibi bir fiyata denk geldiğini sözlerine ekledi.

Hükümetin satışa sunacağı dizüstü bilgisayar Linux tabanlı olacak. Aynı zamanda bünyesinde Web tarayıcısı, PDF okuyucu ve video konferans birimlerini bünyesinde barındıracak.

Aynı zamanda, takip eden süreç içerisinde kapasiteyi arttırırken cihazın fiyatını 10 dolar gibi inanılmaz bir seviyeye çekmek gibi planlar da proje dahilinde.

İlginç Haberler

Zenci Ailenin Sarışın Bebeği Şaşırttı.

Temmuz 20th 2010 | Posted by Admin

Zenci Ailenin Sarışın Bebeği Şaşırttı. İngiltere’de siyahi bir anne sezeryanla beyaz tenli, sarışın ve yeşil gözlü bir kız çocuğu dünyaya getirdi. Bebek bilim insanlarını şoka uğrattı.

Güney Londra’nın Woolwich bölgesinde yaşayan Nijerya aslıllı siyahi Ihegboro çiftinin beyaz, sarışın ve mavi gözlü bebekleri oldu. The Sun  gazetesinin Exclusive haber olarak dünyaya duyurduğu haber, ülkede bomba etkisi yaptı.

İSMİNİ ‘TANRI’NIN GÜZELİ’ KOYDULAR

Mucize doğumu gerçekleştiren Queen Mary’s hastanesinde görevli doktorlar, ailesinin Nmachi (Tanrı’nın güzeli) adını verdikleri bebeğin kesinlikle bir ‘albino’ olmadığını açıkladılar.

ANNE: OYUNCAK SANDIM

Mucize bebeği sezeyanla dünyaya getiren Angela, yaşadıklarını şyle anlattı: “Doğumdan sonra bebeği getirdiklerinde dilim tutuldu. Önce ‘oyuncak bebek’ olduğunu düşündüm.

Kızım çok güzel ve renginin benim için önemi yok.O bir mucize bebek.Ama hala neler olduğunu anlamış değilim.”

BABA: BU BEBEK BENİM Mİ?
Nijeryalı Ben Ihegboro, bebeğini gördüğünde şaşırdığını ve ilk sözünün “Bu bebek benim mi?” olduğunu söyledi.

Doğumdan sonra eşiyle birlikte sessizce bebeği izlediklerini belirten 44 yaşındaki demir yolları işçisi Ben,“Onun bir albino olmadığından emindim.O çok sağlıklı beyaz bir bebek. Sülalemizde hiç beyaz yok.

Acaba genetik dönüşümden kaynaklanmış olabilir diye düşündük. Peki öyle olsun ama sarı ve kıvırçık saçlarını nasıl açıklayacağız?” diye şaşkınlığını dile getirdi.

Hazır Kodlar

Hesap makinesi %100 çalışıyor

Temmuz 19th 2010 | Posted by Admin

#include

#include

#include

using namespace std;

int main(){

int a,b,c;

string kelime;

cout<<" \n Program OFLI_61 Yapilmistir \n ";

cout<<"\n 1. sayiyi giriniz: ";

cin>>a;

cout<<"\n 2. sayiyi giriniz: ";

cin>>b;

cout<<"\n Islemi yaziniz \n 'Toplama,Cikarma,Carpma,Bolme' den birini yaziniz : ",

cin>>kelime;

if (kelime==”toplama”)

c = (a+b);

if (kelime==”cikarma”)

c = (a-b);

if (kelime ==”carpma”)

c = (a*b);

if (kelime==”bolme”)

c = (a/b);

cout<<“\n Islemin sonucu = “<< c <<“\n”;

system(“PAUSE”);

return EXIT_SUCCESS;

}

İlginç Haberler

Boynuzlu insan! Şaşırttı…

Temmuz 19th 2010 | Posted by Admin

Boynuzlu insan! Şaşırttı...

ABD’nin Oklahoma eyaletinde tutuklanan bir kişinin boynuzları ve garip tavırları polisi şaşkına çevirdi

Oklahoma eyaletinin Tulsa kentinde bir ihbar üzerine ev sahibine saldırı girişiminde bulunan 28 yaşındaki Jesse Thornhill’in peşine düşen polis, şüpheliyi yakaladığında gözlerine inanamadı.

Bir heavy metal müzik tutkunu olan genç adamın kaşları dövmeyle yapılmıştı, kafasında piercingler ve alnında da boynuzları vardı! Teflon boynuzların ameliyatla derisinin altına yerleştirildiği belirtilen Thornhill’i polise ihbar eden de annesiydi.

Ev sahibi kadını aracıyla ezmeye çalışan Thornhill, tutuklandıktan sonra kefaletle serbest bırakıldı.

Hazır Kodlar

Online ziyaretci sayısını gösteren kod

Temmuz 19th 2010 | Posted by Admin

Örnek:

Kodu sitenize eklediğinizde aktif ziyaretçi sayısını ekrana verir.

Spor

F.Bahçe ile kaderi aynı

Temmuz 17th 2010 | Posted by Admin

Temsilcimizin Devler Ligi 3. ön eleme turundaki rakibi İsviçre ekibi Young Boys’la kaderi hemen hemen aynı…

Çünkü Sarı-Siyahlı ekip de, kendi liginde şampiyonluğu son hafta karşılaşmasında kaybetti. İsviçre Süper Ligi’ni uzun süre zirvede götüren Young Boys, 36 hafta büyük bir rekabet içine girdiği Basel’e son maçta hem de kendi sahasında 2-0 yenilerek şampiyonluğu rakibine kaptırdı. Rakibi karşısında bu zorlu ve önemli mücadeleyi 10 kişi tamamlayan Boys 77 puanda kalırken, Basel ise 80 puanla liderliği ele geçirdi ve şampiyonluğunu ilan etti.

Kral Doumbia’yı sattılar

Young Boys, iki sezon üst üste Gol Kralı olan Fildişi Sahilli golcüsü Seydou Doumbia’yı bu sezon başında Rus temsilcisi CSKA Moskova’ya 10 milyon Euro’ya sattı. Geçen sezon ligde rakip fileleri 30 kez sallayan 22 yaşındaki oyuncunun yokluğu, hücum anlamında Boys’un gücünü düşürdü. İsviçre ekibinin dikkat çeken yıldızları ise takım kaptanı ve kalecisi Wölfi, savunmada Sutter, ileride ise Regazzoni ile yeni transfer Mayuka.

Taraftarı çok ateşli

İsviçre temsilcisi Young Boys’un ateşli taraftarları, takımın son 10 yıldaki müthiş performansının ardından desteklerini de aynı ölçüde artırdı. Ülkesinde şampiyonluğun en büyük favorileri arasında yer alan Young Boys’un ortalaması 2000-01’de 5 binken, bu rakam zamanla giderek yükseldi ve Stade de Suisse Stadı’nda Sarı-Siyahlılar’ı geçen sezon yaklaşık 25 bin seyirci takip etti.

İlk maç İsviçre’de

Hatırlanacağı gibi Fenerbahçe de, Trabzonspor ile Şükrü Saracoğlu’nda 1-1 berabere kalmış ve Beşiktaş’ı mağlup etmeyi başaran Bursaspor’a yerini kaptırarak şampiyonluğu kaybetmişti. Benzer bir hayal kırıklığı yaşayan iki ekibin Avrupa’daki ilk kapışması 27/28 Temmuz’da İsviçre’de, rövanşı ise 3/4 Ağustos tarihlerinde İstanbul’da oynanacak. Fenerbahçe bu turu geçmesi halinde gruplara kalabilmek için bir tur daha mücadele edecek. Sarı-Lacivertliler, Play-Off’ta eşleşecekleri rakiplerini devirip, Devler Ligi’ne kalmaya çalışacak.

Uzatma olmadı

Şampiyonlar Ligi ön elemesinde Belçika’ya yakın bir ülkenin takımıyla eşleşilmesi halinde kampı uzatmayı düşünen Fenerbahçe’de, Young Boys ile eşleşilince bu düşünceden vazgeçildi. Teknik heyetin dün yaptığı toplantıda, daha önce belirlendiği gibi kampın 22 Temmuz’da bitirilmesi kararlaştırıldı. Fenerbahçe, maçtan bir gün önce Bern’e gidecek.

İlginç Haberler

Dev Köpek

Temmuz 17th 2010 | Posted by Admin
Dev Köpek Dev Köpek Rekora Aday

Patilerinden omzuna kadar olan boyu 110 santimetre; burundan kuyruğa kadar uzunluğu 2 metre 13 santimetre; ağırlığı ise 112 kilogram olan dev köpek George dünyanın en iri köpeği unvanını kazanabilmek için Guinness’ten onay bekliyor.

Güncel, haber

Paralı asker şehit olur mu?” polemiği

Temmuz 17th 2010 | Posted by Admin

Başbakan Erdoğan’ın terörle mücadel kapsamında kurulacak olan Özel Hudut Birliği’nde askerler için “Özel birliktelikler, bölgeye şehit olacağını bilerek gidecek” sözleri, “Paralı asker şehit olur mu?” polemiği başlattı

Gülin Yıldırımkaya’nın haberi

Terörle mücadele kapsamında sınır bölgelerinde profesyonel askerlerin görev yapmasına karar verildi. Özel hudut birlikleri adı verilen askerler özel eğitimli olacak ve yüksek ücret karşılığında bölgede 4 ila 6 yıl arasında görev yapacak. “Neden profesyonel birlik” tartışmasını doğuran bu kararın gerekçesini Başbakan Erdoğan CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile buluşmasında şöyle anlattı:
“Gencecik askerler şehit olunca memlekette infial yaşanıyor. Paralı askerler ise ölümle karşılaşacağını bilerek görev yapacak… Gencecik çocuklarımız şehit oluyor, cenazelerinde infial yaşanıyor. Ama profesyonel, bu mesleği bilinçli olarak seçmiş, bir anlamda paralı asker olacak gençler ne yaptıklarını bilen askerler olacak.” Peki bu mesleği bilinçli olarak seçmiş ve dolayısıyla şehit olmayı göze alarak para karşılığında bölgede görev yapacak olan askerler bu mücadele esnasında hayatlarını kaybederlerse dinen şehit olacaklar mı? Şehit sadece vatanı korumak amacı ile başka hiçbir menfaati olmadan hayatını kaybedenlere mi denir? Profesyonel askerliği şehitlik kavramı üzerinden tartışmaya açtık ve çok farklı yanıtlar aldık. “Elbette şehit olacaklar, vatan için savaşacaklar” diyenlerle “Dinen şehit kabul edilmezler” diyenler karşı karşıya bugünün polemiğinde…

‘Paralı asker şehit olmaz ancak ‘terör mağduru’ olur

Paralı askerlere kültürel anlamda şehit denilebilir fakat dini anlamda şehit denilemeyeceği kanaatindeyim. Şehitlik bir Kuran kavramı saf Allah yolunda öldürülene denir

İlahiyatçı Yazar İHSAN ELİAÇIK:

Paralı askerlere kültürel anlamda şehit denilebilir ama dini anlamda şehit denilemeyeceği kanaatindeyim. Çünkü kimin şehit olup olamayacağına biz karar veremeyiz. Şehitlik dini bir makam, safi bir Kuran kavramıdır. Saf Allah yolunda öldürülmüşse kişi, evet o şehittir. Ama insanlar kültürel anlamda ölen kişilerine bir paye vermek için şehitlik mertebesini kullanırlar. Türk halkı eskiden beri yüce gayeler için ölen kişilere şehit dediği için paralı askerlik yapıp ölen kişilere kültürel anlamda şehit denebilir. Kültürel anlamda şehit olanla, dini anlamda şehit olanı da birbirinden ayırmak zor, çünkü Türkiye’nin kültürü çok fazla miktarda dinden besleniyor. Fakat bana sorulursa, ben o tür kavramlar kullanmak yerine terör mağduru, savaş maktulü gibi kelimeler kullanılması gerektiğini düşünüyorum. Devletin yapması gereken de bence budur, çünkü o biraz da laikliğe de dokunuyor ve buna birileri itiraz edebilir.

‘Laik devlet personeline dini kavramlar kullanabilir mi?’ diyebilirler.

Sosyolog / Zaman Gazetesi Yazarı ALİ BULAÇ:

‘Paralı askerin işi insan öldürmek; şehitmi değilmi tartışılır’ DİNİ açıdan baktığımız zaman şahadet, herhangi bir dünyevi menfaat beklemek sizin, insanın Allah’ın kelimesini yüceltmek, toprağını korumak, vatanını korumak, canını ve malını korumak üzere savaşta hayatını kaybetmesidir. Fakat paralı bir asker bu işi profesyonel olarak yapıyor demektir ve onun işi insan öldürmekten ibarettir. Askerin işi vatanını korumak ve müdafaa etmektir, paralı askerin işi ise insan öldürmektir. Bu konuda birtakım soru işaretleri doğabilir. Bu biraz da Fransızların lejyoner asker tipini andırıyor. Doğrusu ben bu konuda emin değilim, paralı askerlerin şehit sayılıp sayılamayacağı üzerinde biraz daha düşünülmesi gerekir.

Marmara Üni. İlahiyat Fak. Din Eğitimi Anabilim Dalı Bşk. Prof. Dr. BAYRAKTAR BAYRAKLI:

‘Kuran’da menfaat beklemeden savaşana şehit denir’

Kıran-ı Kerim’e göre; Allah yolunda mücadele veren, savaşan kimseler şehittir. Allah yolunda ne demek? Bir insan, hiçbir menfaat beklemeden vatanı, bayrağı, milleti, namusu, dini için savaşıyorsa şehit odur. Dolayısı ile Kuran-ı Kerim’in şehit anlayışı budur. Bunların hepsi beraber fisebilillah dediğimiz, “Allah yolunda” denen kavramın içini dolduruyor. İşte bunun uğruna mücadele eden, savaşan insan ölürse şehit olur.

***

‘Zorunlu askerle paralı asker arasında fark yok, ikisi de şehittir’

‘Askerin paralı olması sadece dünyevi hayatının statüsü ile ilgili bir düzenlemedir ama şehitlik ahiret hayatıyla ilgili. Vatanını savunmak için hayatını feda etmiş bir kişi para alsa da almasa da kesinlikle şehittir’

İstanbul Müftüsü Prof. Dr.MUSTAFA ÇAĞRICI:

ÖZEL ordu kapsamındaki askerler de eğer görev başında öldürülmüşlerse kesinlikle şehit olurlar. Bu insanların elbette yaşamlarını sürdürebilmeleri için paraya ihtiyaçları var ve bunu devlet temin ediyor ama sonuçta vatanlarını savunmak için o görevi yapacaklar. İyi niyetle, vatan sevgisi için, halkımızın kutsal değerlerinin savunulması için hayatını ortaya koyan herkes ölmesi halinde şehittir, yaralanması halinde gazidir. Bu konuda tereddüde yer yoktur. Şehitlik ve gazilik mertebesi noktasında, mecburi askerlik yapan bir kişi ile paralı askerlik yapan bir kişi arasında hiçbir fark yoktur. Paralı askerlik, dünyevi hayatımızın statüsü ile ilgili bir düzenlemedir ama şehitlik ya da gazilik ahiret hayatı ile ilgilidir. Orada Allah kişilerin gönül dünyalarına göre hükmünü verecektir. Kendi vatanını savunmak üzere hayatını feda etmiş bir insan kesinlikle şehittir.

İlahiyatçı Prof. Dr. BEYZA BİLGİN:

‘Subaylar da paralı asker, komutanlar da… Elbette şehit kabul edilirler’

Profesyonel asker, hayatını bu işten kazanan ama bu işe baş koymuş bir kimsedir. Görev başında olan insanlar da asker olmasalar bile şehit sayılıyorlar biliyorsunuz. O şekilde düşününce profesyonel ordudaki askerler de şehit olabilirler diye düşünüyorum. Çünkü bizim subaylarımız da paralı askerlik yapıyor, yalnız erlerimiz değil. Onların komutanları da şehit oluyor. Profesyonel askerlerin durumunu da buna benzetebiliriz. Bu askerler paralı askerlerdir, bir çeşit memurdur. Vatanı için hizmet eden bu askerlerin de şehit olması bu anlamda kabul edilebilir, paralı askerler de şehit olabilir.

Eski Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Prof. Dr. SAİM YEPREM:

‘Subaylarımız da maaş alıyor ama ‘şehit’ oluyorlar’

Şehitlik kavramının Kuran-ı Kerim’deki tarifi “Allah yolunda mallarını, canlarını verenler”dir. Burada Allah yolunda savaşırken öldürülenler tabir ediliyor. “Para karşılığında savaşan”, “gönüllü olarak savaşan” diye bir ayrım yok. O göreve talip olmaları başlı başına bir fedakârlıktır. Karşılığında maaş olsa da olmasa da çarpışmak suretiyle işin sonunda ölüm var. O yönden baktığımızda kişinin maaşlı olup olmaması arasında fark yok. Subaylarımız da maaş alıyorlar ve öldüklerinde şehit olarak kabul ediliyorlar. Yani sadece Mehmetçik olarak düşünmeyelim.

***

HABERTÜRK Gazetesi Yazarı NİHAL BENGİSU KARACA:

‘Şehit olmak insanın niyetiyle alakalı kim şehit, kim değil, asla bilemeyiz’

BİR tarafta zorunlu olarak askere çağrılmış ve onda sekizi tezkere bekleyen, onda ikisi de “İki tanesini bulup gebertsem de içim soğusa” diyen zorunlu askerler var. Bir tarafta ise şimdi geçim derdi gibi nedenlerle, asker olursam başımı sokacak bir lojmanım olur diye düşünen kişilerden ordu kurma fikri var. Bu kişiler arasında anlamlı (vatanseverlik, yurdun savunulması) nedenlerle bir mücadelenin içinde yer almak isteyenler olabilir, uzun bir eğitim ve faaliyet döneminin içinde yer alacak bu kişilerin ücret de alması kadar normal bir durum olamaz. Fakat yoksulluktan ve çaresizlikten bu işe tevessül etmiş olanlar için askerliği meslek seçmenin temel nedeni yine zorunluluk olacaktır. Şehit olmak ise insanın niyetiyle alakalı bir durumdur. Allah rızasını gözetmek, başkalarının güvenliğini temin, zayıfların korunması ve bunun Allah’a karşı bir borç olarak algılanması ile ilgilidir, bu niyet ise serbest ve özgür irade gerektirir. Dinde, çaresi bulunmamış hastalık vb. gibi nedenlerden ölenlerin de şehit olacağı söyleniyor, bence burada kastedilen çekilen acıların günahlara kefareti olacağı, o kişilerin ahiret hayatına “şehitler gibi” pirüpak intikal etmesidir.

İKİSİ AYRI KONU

Bir esaretten, sıkıntıdan dolayı ölenin öte dünyada şehitler gibi muamele görmesi ayrı şey, niyetini ancak Allah’ın bilebileceği bir kişinin eline silah alıp bir sürü adamı vurması ve bir gün de kendisinin vurulması sonucu ölmesi ve onun şehit olması ayrı şey. Bu ikincisinin şehit olup olmadığını ancak Allah bilir, çünkü kalbindeki niyeti bilen sadece O’dur. Bilemeyeceğimiz şeylerin akıl ve rasyonalite üzerinden biçimlenen laik devlette hem de asker tarafından yıllarca payanda olarak kullanılması ve şimdi yine mülahaza konusu olması ise şizofreniktir. Kimileri dinin sadece ölülerle ilgili bir mevzu olmasını istiyor.

YOK ÖYLE ŞEY!

Yaşayanlara çok gördüğü dinsel huzur vesilelerini ölülere bol keseden dağıtıyor. Hayır! Namaz kıldılar diye liseli çocukları teşhir ediyorsanız, terörle mücadelede heba olan hayatlara da “Şehit oldular, o ne yüce makamdır” diyemezsiniz. Yok öyle şey!